IMG_0160 Turlar

Plansız-Doğaçlama Foça Turu 29 Haziran 2011


Bir önceki gün her zaman ki gibi sabahı etmiş ve uyumuştum. Diğer güne uyanışımda yola koyulmak planımda yoktu. Öğle saatleri 13’ü göstermeye başladığında güneş ışıklarına dayanamayıp açtım göz kapaklarımı. Uykunun etkisinden çıktığım anda oltalarımı gördüm. Çok sık yapamasamda severim balık tutmayı. Sahil kenarına gitmek istedim, tabi İzmir sahilleri yakın ve monoton geliyordu artık. Hemen çantamı ve eşyalarımı hazırladım, yol arkadaşıma ufaktan bir bakım yapıp tamir takımınıda çantama koyarak saat 15.30’a yaklaşırken başladım pedallamaya. Çiğli-Egekent girişini herkes bilmeyebilir. Sola döndüğünüz vakit yol sizi Karşıyaka, Konak, Güzelbahçe, Urla, Seferihisar yönüne götürür. Fakat gece gittiğim yerde yatmayı planladığım için daha uygun olan Foça’yı tercih ettim. Ve yolun sağ tarafını tercih ederek Menemen-Foça-Aliağa yönüne doğru pedallamaya başladım.

Akıcı, yoğun ve kamyon dolu trafikte pedallamak pek hoş değil ve epeyce tehlikeli. Menemen’e kadar biraz can sıktı. Fakat Menemen’den sonra trafik epey sakinleşti. Herneyse yol akıp gider iken Menemen’den 1 kaç KM sonra yolun tam ortasında bir araba gördüm epey şaşırdım tabi, yaklaştıkça kaza olduğunun farkına vardım. Ufaktan bir kaza olduğu için fotoğrafladım. Yoksa takdir edersiniz ki pek hoş bir durum değil.

IMG_0138 IMG_0137

Soluklanıp, su takviyemi de yaptıktan sonra pedallamaya devam ettim. 3-4 KM’nin ardından çok hoşuma giden bir nehir gördüm. Bu bildiğiniz Gediz Nehri’ymiş, tabi ben tur bittikten 1 kaç gün sonra öğreniyorum :)

IMG_0141 IMG_0142

Ve sonunda asıl maraton Foça yolunun girişi ile başlıyor.

IMG_0144

3-4 tatlı rampayı tırmandıktan sonra gölge bir yer bularak yol arkadaşımı ve kendimi 5-10 dakikalığına dinlendirdim. Boş durmadım tabi, fotoğrafladım.

Artık durmaksızın devam etmeyi düşünüyordum, lakin tepeden güneşin sıcaklığı, alttan asfaltın sıcaklığı insanı mahvediyor. Çiğli-Foça arası yaklaşık olarak 50 KM ve bunun yaklaşık 35 KM’sini atlatmış bulunmaktayım. Sıcaktan dolayı hemen bir su molası verip yol arkadaşımı fotoğraflıyorum.

IMG_0147

Rampalar, rampalar… Sıcak ile birleştiği zaman beni gerçekten yoruyor, kondisyonum o aralar biraz düşük seviyedeydi.

Sürekli mola verip dinlenmek zorunda kaldım, çantada bana yük oluyordu.

IMG_0148 IMG_0149 IMG_0151 IMG_0152

Son 2 büyük rampanın bir tanesini bisiklet üzerinde fakat sonuncusunu bisikletten inerek tamamladım. Ve artık inişe hazırız :)

IMG_0153

 

İniş başlamadan, rampalar sonrasında ufak bir mola verip, biraz fotoğraf çekmek istedim.

IMG_0155 IMG_0156 IMG_0157 IMG_0159

 

Hızlı bir inişten sonra artık Foça sınırları içerisindeyiz :) Karnımı doyurduktan sonra birazcık Foça’nın içinde bisikletim ile turlayıp gün batımını izlemeye başladım.

IMG_0160

 

Foça…

IMG_0164 IMG_0165 IMG_0166 IMG_0167 IMG_0168 IMG_0169

Ardından oltalarım ile 1-2 saat vakit geçirdikten sonra Foça otogarına gittim. Hemen güzel bir bank buldum, üzerine uzandım çantamı yastık niyetine kullanıp örtümü çektim üzerime :) 1-2 saat kestirdikten sonra sabaha karşı 5.30 gibi yola koyuldum ve Foça’nın girişine, İzmir’e giden karayoluna doğru yol aldım. Mahalle arasında sağ tarafımdan bir köpek havlayarak önüme geldi, fazla geçmeden soldan 3 tane köpek havlayarak bana doğru yöneldi. Durdum uyku sersemiyim zaten, bunlarda nereden çıktı diye kendi kendime sorarken hızlanırsam bunlar bir süre sonra peşimi bırakır diye ani bir karar alarak başladım pedallamaya. Hepsi peşimden gayet kızgın bir şekilde havlayarak koşmaya başladılar derken tam karşımdaki çöp tenekesinin oradan 2 tane daha köpek çıktı, onlarda peşime takıldılar. Arkamda yaklaşık olarak 6-7 köpek, 3 tanesi falan yanımda koşmak koşulu ile bana saldırmaya devam ettiler. Isırmalarından korktuğum için ayağımla uzaklaştırmaya çalıştım bir yandan da pedallamaya ve hızlanmaya çalışıyorum. Fakat bu konuda başarısız oldum ve dengemi kaybedip kaldırıma bisikletim ile uçtum. Hemen toparlandım, şanslıyım ki bisikletim ve bende çok büyük hasar yoktu. Arkama baktığımda ise geri dönmeye başlayan köpekleri gördüm. Bu da ayrı bir trajikomik durum. Toparlanıp acile gittim, pansumanımı yaptırdım ve kaza hariç güzel geçen turumu malesef otobüs ile dönerek tamamladım.

Not : Bu tur benim uzun süreli İzmir şehiriçi küçük sahil turlarımdan sonra ilk yaptığım doğaçlama bisiklet turum. Tamamen orada bulunma isteğiyle gidilerek barınma veya yemek ihtiyacı düşünülmeden yola çıkılmıştır. Yazıyı turdan birkaç hafta sonra yazdım. Evet o zamanlar kask kullanmıyordum acemilik ve tecrübesizlik. Fakat sırtımdaki çanta o gün düştüğümde kafamı yere vurmamı engellemişti.

Bundan dolayı kendimi şanslı hissediyorum. Zaten o günden sonra hemen bir kask edindim.

Mutlaka takılması gerektiğini zaten söylemeye gerek yok.

Sabrederek okuyan herkese çok teşekkür ederim. (Berkcan ŞİMŞEK – twincan)


Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir